top of page

History of the Harakani Foundation

"The way to keep a person alive is to bring tranquility and peace to their heart. A person who cannot find peace will never be at peace. They will disturb and upset both themselves and those around them."

History of the Harakani Foundation

Kars, the Gate of the Conquest of Anatolia and the Martyr Abu'l-Hasan Harakani

İnsan, toplum ve kültür arasındaki bağı güçlendiren kalıcı değerlerin; güçlü toplumların en önemli temeli olduğuna inanıyoruz. Uluslararası Harakani Kültür Vakfı; köklü medeniyet birikiminden aldığı ilhamla, kültürel mirası koruyan, bilgi üretimini teşvik eden, toplumsal gelişimi destekleyen ve farklı coğrafyalar arasında ortak değerler etrafında sürdürülebilir iş birlikleri geliştiren bir vakıf olarak çalışmalarını sürdürmektedir. 

İsmini, vizyonunu ve misyonunu Harakani Medeniyet Modeli’nden alan Uluslararası Harakani Kültür Vakfı; tarihî mirasın korunması, kültürel değerlerin yaşatılması, bilimsel ve akademik çalışmaların desteklenmesi, eğitim faaliyetleri, yayıncılık, araştırma, sanat ve kültür projeleri ile ulusal ve uluslararası iş birlikleri aracılığıyla toplumun kültürel gelişimine katkı sunmayı amaçlamaktadır. Geçmişten devralınan bilgi ve tecrübeyi çağın ihtiyaçlarıyla buluşturarak gelecek nesillere aktarılmasını temel sorumluluklarından biri olarak görmektedir. Zira bu model; insanın yalnızca zâhirî bir yaşam içerisinde medenî olarak kalması değil, bâtınında da yaratıcısına karşı sorumluluklarında medenî olmasını işaret eden bir öğretidir. Aklın benmerkezcilikten ve bireysellikten uzak, bunun tam aksine insanı önceleyen ve önemseyen bir anlayışla toplum içerisinde bulunmasının önemine işaret ederken zâhirî yaşama; Harakānî’nin diğergam ahlâkı ile de bâtınî yaşama atıfta bulunmaktadır. Diğergam ahlâkı bir toplumun istikrarlı ve itidalli gelişmesi noktasında önem arz etmektedir. İnsanoğlunun başka insanların anlayışlarına saygı duyması, başka düşünceleri önemsemesinin iyileştirici gücü, sosyal hayatın dinamik ve canlı kalmasına yardımcı olur. Vakfımızın da çalışmalarının merkezinde insan vardır. İnsan onuruna saygıyı, toplumsal dayanışmayı, kültürel çeşitliliği, ortak yaşam bilincini ve sosyal sorumluluğu tüm faaliyetlerinin temel ilkeleri olarak benimsemektedir. İnanç, düşünce, dil, kültür ve coğrafya farklılıklarını ayrışmanın değil; karşılıklı anlayışın, birlikte üretmenin ve ortak geleceği inşa etmenin zenginliği olarak değerlendirmektedir.

 

Vakıf sistemi, başkalarına fayda sağlama, toplumsal ihtiyaçları karşılama ve insan onurunu yüceltme gibi yüksek ahlâkî değerlerin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de sadece toprak fethetmekle yetinilmemiş; ilim, kültür ve sosyal dayanışmayı temel alan büyük vakıflar kurularak şehirlerin ruhu inşa edilmiştir. Camiler, medreseler, zaviyeler, imaretler ve darüşşifalar bu vakıf anlayışının eserleridir. Bu önemli eserlerden birisi de, Osmanlı’nın 12. padişahı Sultan III. Murat Han tarafından Kars’ın yeniden inşası sırasında Şeyhû’l-Hakan Hazret-İ Ebû’l-Hasan El-Harakânî zâviyesi vakfiyesidir. Arşiv kaynaklarına göre; 26 Zilkade 999/15 Eylül 1591 tarihli ve Ebû’l-Hasan el-Harakānî’nin vefatından tam 557 yıl sonra düzenlenen vakfiye temeli, 1033 yılında atılmış; ancak sonraki yüzyıllarda birçok kez yeniden yapılandırılmıştır. Bu durum; vakfın yalnızca tarihi bir yapı olmaktan çıkararak değişen şartlara göre yenilenen ve yaşayan bir vakıf kültürü olduğunu ortaya koymaktadır. İlk kurulduğu tarihten itibaren zaman içerisinde hizmetleri kesintiye uğrasa da; her dönemde yeniden ihya edilmiş ve bu yenilenmelerle birlikte vakfiyenin kapsamı da genişletilmiştir. Özellikle Osmanlı döneminde, zâviyenin yanında yer alan türbe ve cami yapıları da vakfa dahil edilerek vakfiyenin kurumsal yapısı pekiştirilmiştir. Bu durum, vakfın yalnızca bir dini yapı olmadığını, aynı zamanda sosyal ve kültürel hayatı da şekillendiren güçlü bir kurum haline geldiğini göstermektedir. 

 

Uluslararası Harakānî Kültür Vakfı olarak; toplumsal dayanışma ve yardımlaşma geleneğini yaşatmak amacıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyor, bu çerçevede hayata geçirdiğimiz projelerimiz ile ihtiyaç sahiplerine destek olmayı görev biliyoruz. Harakānî’nin ruhaniyeti, asırlardır milletimizin ve devletimizin birliğinin sembolü olmuştur. Allah için bu kapıya yönelen hiçbir gönül boş çevrilmemiştir, çevrilmeyecektir. Zira:

“İnsana hizmet, Allah’a hürmettir.”

bottom of page